Aşk Ve Sevgi Aynı Mıdır?

0

Aşk Ve Sevgi Aynı Mıdır?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Aşk aslında vücudumuzda gerçekleşen kimyasal bir reaksiyondur. Aşk molekülü de denilen ‘feniletilamin’ maddesi beynimizde salgılanan doğal bir kimyasaldır.

Bir kişi le göz göze geldiğinizde beyniniz feniletilamin salgılamaya başlıyorsa aşık oluyorsunuz. Aşk molekülü salgısı gerçekleştiğinde ise vücudumuzda bazı değişiklikler olmaya başlıyor. Yüz kızarması, ellerin terlemesi, kalbin normal hızından daha hızlı atması gibi. Aşk molekülleri harekete geçtiğinde, dopamin ve noradrenalin hormonları salgılanmaya başlar. Tansiyon yükselir. Bu hormonlardaki artış seratonin hormonunun düşmesine neden olur. Vücutta seratonin hormonunun düşmesine bağlı olarak, depresyon ,korku ve takıntı hali gelişir. Aşkın bir hastalık olduğunu düşünebilirsiniz. Bazı uzman psikologlar da sizinle hemfikir. Yapılan araştırmalar sonucunda uzman psikologlar Aşk’ın bir takıntı hastalığı olduğunu düşünüyor.

Etrafımızda bir çok insan varken neden sadece ‘O’ kişiye aşık olduğumuzu açıklayan bir araştırma ya da bir teori maalesef henüz yok.  Deliliğe yakın bir durum olduğu bilimsel araştırmalarla da ispat edilen Aşk, ne yazık ki geçici bir durum. Her aşkı evlilik de öldürmüyor üstelik. Bazı psikologlara göre Aşkın bir ömrü bile var. Sadece 3 yıl bu tepkimeler bizi aşık olduğumuz kişiye körü körüne bağlı kalmamıza sebep oluyor. Sonra sırayı sevgi alıyor.Aşk’ı bir kişiyi çok sevme hali olarak da tanımlayabiliriz.

Sevgi ise sadece ruhumuzla alakalı bir durumdur. Hem sevdiğimiz ruhu hem kendi ruhumuzu yücelttiğimiz bir dürtüdür sevgi. Aşık olduğumuzda ‘o’ kişi dışında dünya umurumuzda olmazken sevgi tüm dünyayı umursamaya başladığımız en yüce ve en saf duygumuzdur. En güzeli sevginin bir sınırı ve süresi de olmayışıdır. Aynı zamanda bir kişiden fazla kimseye aşık olamayız. Ama aynı anda bir çok kişiyi bunun yanında kedimizi,köpeğimizi, her sabah onları sularken sohbet ettiğimiz saksı çiçeklerimizi,komşumuzla içtiğimiz sabah kahvesini de sevebiliriz.

İkili ilişkilerde ise durum biraz farklıdır. Aşk olmazsa birlikteliğin temelleri iyi atılmamış olur. Sevgi olmazsa ise birlikteliğin sürekliliği olmaz. Aşkın sevgiye dönüşmesi ideal bir birlikteliğin altın kuralıdır. Olsun ki aşk hastalığına yakalandığımızda, beynimizde kimyasal aşk reaksiyonunu başlatan kişi sevilmeye de layık biri olsun. Sanırım kader de burada devreye giriyor. Tıpkı kime aşık olacağımızı açıklayan bir bilimsel veri olmadığı gibi aşkın ne zaman sevgiye dönüştüğünü ya da aynı kişiye nasıl tekrar aşık olduğumuzu da açıklayan bir bilimsel teori bulunmamaktadır.

Aşk ve sevgi aynı değildir. Aşk ve sevgi ayrı da değildir. Aşk sevgiye dönüşürse, 40 yıl aynı yastığa baş koydurur. Sevgi aşka dönüşürse, iyi bir dost veya arkadaş hayat arkadaşımız olur. İnsana az değer verilen, az saygı gösterilen şu zamanlarda  kalbinizin ritmini değiştirebilecek insana aşık olun.  Koşulsuz sevin. Hayatınızı sevgi ile doldurursanız, ruhunuz ışıldar. Bir de sevilmeye layık birini bulup aşık olursanız kalbinizi yerinde kim tutar.

ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.