Çocuğum 2 Yaşında

0

Henüz pastasının üzerindeki o iki şirin mumu üflemeden 2 yaş gerginliği evinizin dört bir yanını sarmış olabilir. Sabrınızın test edildiğini düşündüğünüz bu dönemde belki kabul etmeyeceksiniz ama gerçekten 2 yaşı sadece bunalımıyla markalaştırmak biraz haksızlık gibi geliyor bana.

Karşınızda bebeklikten çocukluğa geçişin haklı mücadelesini veren bir karakter var. Hepimizin hayatında yakınlarımızın sabrını test ettiğimiz dönemler olmuştur, mesela ÖSS ye hazırlandığınız ailenize korkunç nazlar, kaprisler yaptığınız o 1 yıl gibi ya da düğün stresinizin başınıza vurduğu etrafınızdaki herkese bağırıp çağırdığınız günler gibi.

Düşünsenize ayakta durmaya çalışırken sürekli poposunun üzerine düşün biriyken şimdi tek başına zıplıyor, koşuyor hatta merdiven çıkabiliyor ya da acıktığını bile sizin anlamanızı beklerken şimdi ne isteyip ne istemediğini söyleyebiliyor. Bu kadar özgürlük bir bünyeye bu kadar hızlı yüklenince “Hayır”, “İstemiyorum” gibi sözcüklerle bunun tadını çıkartmaya çalışıyor sadece.

Çocuğunuzun bunalımlı ruh haline odaklanmak yerine onunla oynayabileceğimiz oyunlara, eğlenceli zaman geçirebileceğiniz aktivitelere odaklanmakta fayda var zira 2 yaşında bir çocuğunuz varsa yaratıcı olmak zorundasınız. Çünkü ağlama krizlerini atlatmanın püf noktası dikkatini başka bir şeye çekmektir, onunla inatlaşmak ve bunu kazanılacak ya da kaybedilecek bir savaş olarak görmek hem sizi hem çocuğunuzu yıpratır. Bırakın o anda hem sizin hem çocuğunuzun isteği olmasın konuyu unutturup bir 15 dakika sonra daha ılımlı yaklaştığınızda sorun çözülmüş olacaktır.

Şimdi her seferinde dikkatini neyle çekeceğim diye isyankâr bir ruh halinde olabilirsiniz. Oyun hamurları ve parmak boyalar yardımınıza koşabilir. Kriz anında hamura sıkarak şekiller vermek ya da parmak boyayla kağıtlara şekiller çizmek stresini ve öfkesini yok edebilecek, onu rahatlatabilecek bir aktivitedir, tabii sizin içinde. Ya da ikinizin de sevdiği tür müzik açarak dans edebilirsiniz ki birlikte böyle eğlenceli anları paylaşmak iletişiminizi güçlendirir.

Dans ederken “heykel ol” oyununu oynayabilirsiniz. Çocuğunuzla müzik eşliğinde dans ederken birden müziği durdurun ve ‘‘heykel ol !‘’ deyin. Herkes en son hangi hareketi yapıyorsa, o haliyle donsun ve hiç kıpırdamasın. Müzik başlayınca tekrar canlanın ve oyunu istediğiniz kadar tekrarlayın. Enerji boşaltmak için harika bir oyun. “Mahsuscuktan” oynayabilirisiniz. Mesela “hadi sen doktor ol, ben hasta olayım.” gibi hayal gücünü zenginleştirecek oyunlar dil gelişimini de destekler ayrıca rolüne girdiği kişiyle empati yapmasını sağlar.

Yine kriz anında sizi kurtarabilecek bir oyun bir eşyasını saklayarak bulmasını isteyebilirsiniz bu onu en azından 5-10 dakika oyalar. Onunla oyun oynarken dikkat etmeniz gereken en önemli şey oyunu yönlendiren değil, oyunu takip eden olmanızdır. Bırakın o sizi yönlendirsin, ona sık sık oyun oynarken “Şimdi ne yapayım?” diye sorabilirsiniz. Kitaplar ve çocuk şarkıları en basit kurtarıcılarınızdır aslında. Mesela birlikte çıktığınız seyahatler ona yeni şarkılar öğretmek için süper bir zaman değil mi sizce de?

Ev işleri bir yandan çocuk ağlaması bir yandan diye şikayet etmek yerine bu ikisini birleştirebilirsiniz. Ev işleri bizler için sıkıcı olsa da çocuklar bu olaya öyle bakmıyor neyse ki. Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkartma konusunda kendisinden yardım isteyebilirisiniz ya da çorapları birlikte eşleştirebilirsiniz.

Bütün bu aktivitelerin denendiği sizin yorulduğunuz ama onun hala enerji patlaması yaşadığı akşamların en büyük sorunu “yatma sorunu”dur. Evde hala ışıklar yanıyorken, muhabbet sohbet devam ediyorken niye kendisi karanlık bir odaya gidip geceyi sonlandırmaya razı olsun ki? Bütün gün fiziksel aktivitelerle oyaladıktan sonra sıra geldi onu mayıştıracak ve uykuyu eğlenceli hala getirecek yaratıcılıklara. Burada yaratıcılığınızı masallar uydururken kullanmalısınız. Uyku öncesi okunan kitaplar, anlatılan masallar çocuğunuzun dil gelişiminde çok büyük bir etkiye sahip ve ona masal anlatıp iyi geceler öpücüğünü verirken yine bağınızı kuvvetlendirecek bir an paylaşmış oluyorsunuz.

2 yaş zor bunu kabul edelim ama gözümüzde büyütmeyelim ve çocuğumuzla birlikte kendimizi de yıpratmayalım. Sabrınızın tükenmediği, bol aktiviteli 2. yaşınız mutlu olsun.

ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Neslihan Gülten

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsünde Psikoloji eğitimini tamamlarken Coca-Cola İçecek'te insan kaynakları departmanında ve Maltepe Üniversite Hastahanesi Psikiyatri kliniğinde stajer olarak çalıştı. Ayrıca Korto Psikoloji'de stajer psikolog olarak çalıştığı süre zarfında aylık bültende yazıları yayınlandı. Farklı alanlardaki deneyimleri sonucunda çocuk gelişimi konusunda uzmanlaşmak istediğini anlayıp yüksek lisansını bu yönde tamamlamaya karar verdi. Mutlu, huzurlu ve sevgi dolu geçen çocukluğun mutlu bir toplum için ilk şart olduğuna inanıyor.

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.