Çocuğum Neden Hala Konuşamıyor?

3

Çocukların gelişiminde önemli dönüm noktalarından biri,  konuşmayı öğrenmek. Her derdini ağlayarak veya göstererek anlatmaya çalışan çocuğunuz kelimeleri kullanmaya başladığında, bir anda dünyayla kurduğu ilişki değişiyor. Oğlumun konuşmaya başlamadan hemen önceki günlerini hatırlıyorum da… Herkesin söylediklerini anlıyor, bizler gibi cevap vermek istiyor fakat derdini anlatamıyordu. Ne büyük bir çaba…

Konuşmaya başlama yaşı genelde iki yaş civarı olarak kabul edilse de, her çocuğun öğrenme süreci farklı oluyor. Dili etkili kullanabilmek için pek çok fiziksel ve zihinsel becerinin kazanılmış olması lazım. Bu yüzden her çocuk kendi gelişim hızına göre başlıyor kelimeleri kullanmaya. Bazı önemli aşamaları gereken zamanlarda gözlemliyorsanız, konuşmasının gecikmesiyle ilgili endişelenmenize gerek yok. Çocuğum neden hala konuşamıyor diye üzülmeyin. Düşündüğünüzden çok farklı bir sebebi olabilir.



  • Bebeğiniz yaşamının ilk senesinde sizle göz kontağı kuruyor, gülümsemenize karşılık veriyor, anlamsız da olsa sesler çıkararak sizle iletişim kurmaya çalışıyorsa dil gelişimi için gerekli ilk adımları atmış demektir. İstediklerini parmağıyla işaret eder, sizin gösterdiğiniz yöne bakar. İlk yılın sonuna doğru anlaşılır ve amaca yönelik ilk kelimelerini duymanız olası. Eğer bebeğiniz 18 aylık olmasına rağmen henüz anlamlı hiçbir kelime söylemediyse veya 3 yaşını bitirmesine rağmen birkaç kelimeli cümleler kullanmıyorsa bir uzmana danışmalısınız.
  • Çocuğunuzun konuşmasında bir gecikme olduğundan şüpheleniyorsanız ilk başvurmanız gereken uzman, doktorudur. Doktorunuz, herhangi bir fiziksel gecikme veya duyma sorunu olmadığına karar verirse, sonraki adım bir çocuk psikoloğuna danışmak olmalı. Yoğun kaygı veya korku gibi psikolojik sıkıntılar yaşayan çocukların daha geç konuşması olası.
  • Eğer çocuğunuz tüm gelişim aşamalardan sağlıklı geçiyor ve psikolojik bir sıkıntısı olmamasına rağmen hala konuşmuyorsa, en sık karşılaştığımız neden konuşmaya ihtiyaç duymaması oluyor. Eğer etrafındaki yetişkinler bir şey söylemesine gerek kalmadan her ihtiyacını karşılıyor, gak diyince yemeğini, işaret ettiğinde oyuncağını veriyorsa çocuklar konuşmak için kendilerini zorlamayabiliyorlar. Bu yüzden bebeğinizin ilk yılından itibaren işaret ettiği nesnelerin adını tekrar tekrar söylemeye gayret edin. Onun her türlü konuşma çabasını, kelimeleri anlamsız da olsa göz kontağı kurarak dinleyin ve kelimelerin doğrusunu söyleyin. İkinci senesinde, bebeğinizin her işaret ettiğini hemen sağlamaktan kaçının. İstediği şeyin adını söylemesi için onu cesaretlendirin. Yanlış söylediğinde gülmemeye, alay etmemeye özen gösterin.

Unutmayın! Tüm beceriler gibi konuşmak da deneme, yanılma ve uzmanlaşma süreçlerinden geçiyor. Ona denemesi için ne kadar çok fırsat sunarsanız, o kadar çabuk gelişecek.



ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Uzman Psikolog Burcu Gençer

Uzman Klinik Psikolog Burcu Gençer, Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra, Doğuş Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamladı. Psikoterapi çalışmalarına 2007 yılında, Anlam Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde başladı. 2008 yılında, klinik psikolog olarak görev yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi Kadıköy Şubesi'nde yetişkin ve çocuklara psikolojik danışmanlık hizmeti sağladı. 2009 yılından bu yana, Dr. Alper Hasanoğlu‘yla ortak ofisinde klinik çalışmalarına devam etmektedir. Oyun terapisi alanında, Amerika'da en tanınmış isimlerden olan Dr. Risee VanFleet ve ‘Family Enhancement and Play Therapy Center’ tarafından onaylı “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi” ve ‘Filial Terapi’ eğitimlerini 2010 yılında tamamladı. Ayrıca, Yönlendirilmiş Oyun Terapisi, Deneyimsel Oyun Terapisi, Theraplay ve Çözüm Odaklı Terapi alanlarında eğitimler aldı. Çocuk Merkezli Oyun konusunda eğitimler verdi. Association for Play Therapy (Oyun Terapisi Derneği) onaylı Oyun Terapisti sertifikasını alma sürecindedir.

3 Yorum

  1. Sertan Özcan ,

    Selamlar,
    Geçenlerde izlediğimiz bir TV programında konuşmayan 25 aylık bir çocuğu konuşmaya teşvik için istediği şeyi vermiyorlardı. Susadı ve su diyene kadar vermediler. sizce fazla değil mi bu? Ne düşünüyorsunuz?
    Teşekkürler

    • Uzman Psikolog Burcu Gençer

      Merhaba,
      Teşvik ve işkence arasında ince bir çizgi var elbette :) Bahsettiğim gibi her çocuğun öğrenme hızını kendi içinde bulunduğu gelişim düzeyi belirler. Henüz yeterli zihinsel ve fiziksel becerileri edinmemiş bir çocuğu konuşmaya zorlamak, 2 aylık bir bebeği yürümeye zorlamak kadar sonuçsuz ve yıpratıcı olacaktır. Denemesi için fırsat vermek ve cesaretlendirmek, çocuğunuzu herhangi bir sebepten yapamadığı şeylere zorlamaktan çok daha sağlıklı. Eğer söyleyebildiği halde söylemiyorsa, o zaman da bu inadın altında yatan gerçek sebepleri çözmek, zorlamaktan daha mantıklı.

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.