Çocuğunuzu Yoga İle Tanıştırmak Çok Kolay!!

0

Çocuğunuzu Yoga İle Tanıştırmak Çok Kolay!!21. yüzyılda çocuk yetiştirmenin gereklerinden biri de internet, oyun konsolları, hayal gücünü körelten hazır oyuncaklardan çocukları biraz uzaklaştırmaktır. El parmak koordinasyonu annelerinin nesline göre daha erken gelişmiş, gel gör ki ağaca tırmanmayı bırak parklarda halat köprülerde yürümekten çekinen çocuklarımız var.

Çocuk yogası bu noktada bize destek olabilir, çocuklarımızın yaptıkları hareketler ile beden farkındalıklarını arttırabilir, oyun kıvamındaki bir uygulama ile hayal güçlerini genişletebilir. Fiziksel olarak bedenleri esneklik kazanabilir, denge araştırmaları kas gelişimlerine katkıda bulunabilir.

Kendi deneyimimi paylaşmak istiyorum sizinle, oğlum 29 aylık ve yaklaşık iki aydır, haftada üç ya da dört yoga uygulamamız oluyor. Genelde çocuk yogaları 4 yaş üzeri çocukların ufak gruplar halinde çalıştırılması ile yapılır. Ben kendim yoga eğitmenliğimden de gelen birikim ile bu konuda piyasada en rahat ulaşılabilecek kitapları aldım ve çalıştım. Oğlumun da fiziksel özelliklerine dikkat ederek, hareketler ve hayvanlar belirledim. Evde halı ya da benim matım üzerinde, parkta çok sert olmayan oyun zemininde, kumda 20-30 dakika arası seriler ile çalışıyoruz. Bazen hayvan taklitlerinde gülmekten kırılıyoruz, paylaşımlarımız oluyor ama asla doğru yanlış kelimelerini kullanmıyoruz. Yoganın temel noktalarındandır herkesin bedeninin farklı olması. Ne yaparsa beğeniyorum, biraz da ölçülü bir bakışla! Hafif, rahat kıyafetler giydiriyorum, ne çok aç ne çok tok olduğunda çalışıyoruz.

En sevdiğimiz birkaç hareket şunlar;

Ahtapot eller

Rahat bir bağdaşta otururken eller yumruk yapılıyor dizlerin üzerinde. Bu da ne? Uyuyan ahtapot kardeşler mi yoksa? Hadi uyansınlar komutum ile parmaklar açılıyor. Ahtapotlar uyandı ve yemek aramaya çıkıyorlar. Elleri parmaklar açık sağa, sola, yukarı, aşağı çevirip yemek arıyoruz. Sonra yoruluyorlar, yumruk yapıp uyutuyoruz onları.

Maymun ayaklar

Çorapları çıkarınca daha eğlenceli. Otururken bacaklar öne doğru uzatılıyor, üzerine bir battaniye örtülüyor ve sadece ayaklar dışarıda kalıyor. Acaba bu ayaklar kimin, bir maymunun mu? Sağa, sola sallamalar başlıyor. Parmaklarını oynatabiliyor mu bu maymun? Çeksin parmakları kendine, şimdi de itsin ileri. Sadece başparmağı çekebilir mi? Maymun yürüme biliyor mu diye sorup, ayağa kalkıyoruz. Parmak ucunda yürüme, topukta yürüme yapıyoruz. Sonra maymun çorapların arkasına saklanıp dinleniyor.

Timsah bakıyor

Sırtüstü yatıyoruz, nehirde dinlenen bir timsah olduk. Gözlerimiz ile timsah arkadaşlar var mı yakınımızda araştırıyoruz. Sağa sola çeviriyoruz, yukarı aşağı fırıl fırıl geziyor gözler. Tek gözü kapatıyoruz, sonra onu açıp diğerini.

Yanardağ

Ayağa kalkıyoruz, mümkün olduğunca kapalı ayaklar. Kollar gövdemizin iki yanında. Ayaklarımızı kıpırdatmadan dağın başını bulutlara değdirmek için uzatıyoruz. Başımız bulutları gıdıklayacak mı bakıyoruz. O da ne? Dağ içten gıdıklanıyor, bir anda bacaklarımızı iki yana açarak zıplıyoruz, kollar da iki yana açılıyor. Yanardağ olduk, patladık!! Patlayan dağ küçülüyor, yere çömeliyoruz, el parmak uçları yere değiyor. Sonra dağ büyüyor, ayağa kalkıyoruz başlangıç duruşumuza.

Kedi

Dizlerimiz ve ellerimizi yere koyuyoruz. Ayak parmaklarımız da yerde. El bileklerimiz omuzlarımızın altında hizalansın, dizler de kalçamızın. Yeni uyanan bir kedi gibi geriniyoruz, miyav da diyerek. Sırtımızla bulutlara değmeye çalışıyoruz. Sonra da yere yaklaştırıyoruz gövdemizi, göbeğimizi yere değdirip gıdıklanıyoruz.

Aşağı bakan köpek

Kedi pozu gibi ayaklar, dizler ve eller yerde. Sonra köpek olmak için dizleri yerden kaldırıp, bacakları düzleştiriyoruz. Kollarımız, sırtımız da düz, oturma kemikleri göğe bakıyor. Başımız rahatça sallanabiliyor. Bazen bu pozda köpek bir ayağını da kaldırmak istiyor, üç ayaklı köpek oluyor. Sağ, sol üç bacakla da havlıyoruz.

Fış fış kayıkçı

Yere oturuyoruz karşılıklı, ayaklarımız ile birbirimize hafifçe dokunuyoruz. Ellerimiz kavuşuyor ve başlıyoruz klasik fış fış kayıkçı şarkısı ile ileri geri gitmeye yavaşça. Bazen kayığımıza bir dalga gelir ve çarpar, sağa sola da sallanırız.

Dişhavhav

Oğlumun köpekbalığına taktığı isim. Türüne göre bu hareket de farklılaşabiliyor ama temeli aynı. Yere yüzüstü yatıyoruz, bacaklar birleşik geride düz. Kollar gövdenin iki yanında hafifçe açılıyor eller hareket ediyor yüzmek için. Boyun düz, bakışlar aşağıda kalıyor ama bazen göğüs kafesinden kalkıyoruz çok hafifçe ve dişlerimizi birbirimize gösteriyoruz!

Kelebek

Yere oturuyoruz, ayaklarımızın altı birbirine değecek şekilde birleştiriyoruz, dizlerimiz bükülü. Eller ayak parmaklarından tutarken bacakları sallıyoruz kelebeğimiz uçsun diye.

Mutlu bebek

Sırtüstü yatıp dizlerimizden büktüğümüz bacaklarımızı kendimize doğru çekiyoruz, ayak parmaklarımızı yakalıyoruz. Bacaklarımızı biraz uzaklaştırıyoruz birbirinden ve sallanıyoruz yavaşça, bol bol gülüyoruz.

Bu hareketler bizim sevdiklerimiz, söz konusu çocuklar olunca unutmayın bir gün diğer bir günden oldukça farklı olabilir. Sabırla ve sevgiyle siz de hayal gücünüzü kullarak kaplumbağa, tırtıl ya da bir deveyi anlatın ve bırakın yapsın o hareketi.

Yoga uygulamanızı derinleştirmek isterseniz çoğu yoga merkezi çocuk yogası eğitimleri düzenliyor yetişkinler için. Çocuğunuzu bu merkezlerin derslerine yazdırabileceğiniz gibi siz de bu konuda eğitim alabilirsiniz. Anaokulları da artık klasik spor derslerinin yanına ekliyorlar çocuk yogasını.

Hatırlatmakta yarar var, her çocuk farklıdır ve belki bu konuda doktorunuzdan da fikir almak sizin için daha da yararlı olabilir!

 İlginizi çekebilecek ” Kimler Yoga Yapabilir? ” başlıklı yazımızı okumak için tıklayın.

ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Ekonomist Burcu Güçlü İnan

1980 Istanbul doğumlu olan Burcu Güçlü İnan saint Benoit Fransız Lisesi’nden sonra Koç Üniversitesi Ekonomi bölümünü bitirmiştir. Kariyerini planladığı yıllarda yaşanan ekonomik krizler ve part-time çalıştığı yabancı bankada 11 Eylül İkiz Kuleler saldırılarılarını Hazine departmanında gözlemlemesi ile kendini finans piyasalarında bulmuştur. Yüksek lisans eğitimini ruhunun evi olarak nitelediği Londra’da, Cass Business School’da Yatırım Yönetimi üzerine yapmıştır. Türkiye’ye dönüşü ile birlikte sekiz yıl boyunca önde gelen bankaların portföy yönetimi ve hazine departmanlarında çalışmıştır. Bankacılığa ve trading’e olan sevgisi ile hızlı ve coşkulu bir iş yaşamı olmuş, her kriz ile yeni bilgiler edinen bir öğrenci olarak annelik sürecini daha yoğun yaşamak için kurumsal hayatına oğlunun doğumu ile ara vermiştir. Londra’da okurken ilk derslerini almaya başladığı yoga yolunda, Özge Işın ile Yoga Hocalık Eğitimi ile Yoga Alliance onaylı sertifikasyon sürecindedir. Aktif ve sağlıklı yaşamın savunucusu, adrenalinin de tutkunudur. Her yeni günde yeni bir bilgi, yeni bir keşif ile hayatın aslında şu anda tam da olması gerektiğine inanır.

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.