Evlilikte Sınırlar; Bu Benim Ailem

2

Genç bir kadın ile erkeğin evlenerek bir aile kurması, kendilerine ait bir evleri ve yaşamları olması anlamına gelir. Nasıl ki bu evin bir adresi, bir yeri, kapısı varsa bu yaşamın da sınırları olmalıdır. Bu yaşam artık sadece bu çifte ait olmalıdır. Her evlilik ve hatta her ilişki bu sınırlara ihtiyaç duyar.

Toplumumuzda ise bu süreç o kadar kolay işlememektedir. Evlenecek olan çiftin düğün hazırlıklarından, eşya seçiminden başlayan ve bazen uzun yıllar boyunca evliliklerini etkileyen üçüncü kişilerin yönlendirmeleri ve ilişkiye dahil olmaları söz konusu olmaktadır. Geniş aileden çekirdek aileye geçme sürecini henüz tamamlayamamış olan Türk toplumunda bu sürecin sancısı evlilik sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Evlenip bir evi paylaşmak, bir aile olmak ve birlikte yeni bir hayat kurmak zaten başarılması gereken zor bir görevken çiftler bir de anne, baba gibi aile büyüklerini mutlu etme veya onların da onayını alma gibi başka bir zorunlulukla karşı karşıya kalmaktadır.



Bu durumu duvarları camdan yapılmış bir evde oturmaya benzetebiliriz. Bu evde olan ve yaşanan herşey dışarıdan görülebilmekte, dışardakiler rahatlıkla bu eve girip müdahale edebilmekte ve sonra istedikleri zaman dışarı çıkabilmektedir. Dolayısıyla cam gibi saydam olan bu evin duvarları cam gibi kırılgandır da, en ufak bir sarsıntıda zangır zangır titremeye başlar. Her sarsıntıda, sarsıntıyı yaratan olay veya müdahale hakkında konuşulur, tartışılır bir orta yol bulunur. Ama kimse bizim evimizde olan bir şeye bizim evimizde olmayan birisi neden müdahil oluyor ki sorusunu sormaz.

Çünkü sınırlar aynı zamanda yeni sorumluluklar demektir, kendi hayatını yönetebilme becerisine sahip olduğunu hissetmeyi gerektirir. Bu yüzden çoğu zaman sınırları koymak ve korumak çiftin kendisine de zor gelmektedir.  Bir önce ki kuşak içinse zaten bunu kabullenmek hiç kolay değildir. Biricik küçük oğlu ya da kızı büyümüş bir aile kuracakmış. Bu aile kurma kısmı göze güzel görünse de anne baba için bir ayrılığı ve beraberinde yaşlanmakta olduğu gerçeğini getirmektedir.

Ama yeni kurulan evlilik birlikteliğinin gerçek bir aile olmasını istiyorsak sınırlara gerçekten ihtiyaç duyarız, ve bu görev çiftin kendisine düşmektedir. Her şeyden önce karı kocalık rollerini kabul etmiş olan bu iki kişi birlikte ailelerinin sınırlarını da çizebilmeli ve koruyabilmelidir. Bu noktada ama annem küser, babam gücenir diye itirazlar sık sık gelmektedir. Belki ilk bakışta öyle gibi görünebilir. Burada anahtar nokta kararlılıktır, kararlı ve net bir şekilde sınırlar çizilmişse sağlıklı bir ebeveyn bu sınırlara saygı duymayı çabuk öğrenecektir. Başlangıçta mecburen saygı duyma ve kabullenme durumu ise zamanla evladının artık çocuk olmayıp bir yetişkin olduğunu görmenin hazzına dönüşecektir.



ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Uzman Psikolog Sezen Erem

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olduktan sonra aynı bölümde yüksek lisans eğitimine başladı. Prof.Dr. Alp Üçok yönetiminde “Şizofrenide Aile Hasta Etkileşiminin Hastalık Belirtileri ve Yaşam Kalitesine Etkisi” teziyle mezun oldu. Çapa Tıp Fakültesinde psikoz polikliniğinde gönüllü çalıştı, şizofreni hastaları ve ailelerine yönelik terapötik çalışmalar yaptı, şizofreni hasta gruplarında gözlem ve terapistlik yaptı. Aynı dönemde Dr. Murat Dokur’un Aile Terapisi eğitimine devam etti. Psikanalist Yavuz Erten’in “Psikanalizden Psikodinamik Terapilere” eğitimini tamamladı. Prof.Dr. Tevfika İkiz’den Rorschach ve TAT Testlerinin Psikanalitik Yorumu eğitimleri ve süpervizyon aldı. 8 yıl boyunca askeri birliklerde görev yaptı. Kişilik bozuklukları, intihar eğilimi, kendine zarar verici davranışları, öfke kontrol problemleri, madde bağımlılığı olan, travma yaşayan bireylerle çalıştı. Bireysel psikoterapi, önleyici ruh sağlığı hizmetleri, psikolojik taramalar, eğitim çalışmaları yürüttü. 2011 yılından itibaren GATA Haydarpaşa Psikiyatri Kliniğinde çalışmalarını sürdürdü. Burada da bireysel terapi çalışmalarını sürdürdü, yatan hastalara yönelik görüşmeler ve grup terapisini başlattı ve sürdürdü. MMPI, Beier, Rorschach, TAT, Nöropsikolojik Test Bataryaları gibi testleri uyguladı. Şu anda Fore Psikoterapi ve Danışmanlık Merkezi’nde psikoterapi ve test çalışmalarına devam etmektedir. Psikoterapi çalışmalarında psikodinamik terapi yöntemini tercih etmekte olup bireysel analiz süreci devam etmektedir.

2 Yorum

    • Uzman Psikolog Sezen Erem
      Uzman Psikolog Sezen Erem ,

      Teşekkür ederim nazik yorumunuza Serpil hanım, ve inanın yapabilirsiniz, bu işin anahtarı değişimi önce kendi içinizde başlatmak, sonra eşinizle mutabakat kurmak ve sonra üçüncü kişilere yansıtmak olmalıdır 😉

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.