Hayatınızın Aşkı

0

Hayatınızın Aşkı

Kimi tesadüfen karşılaşır onunla, kimi zaten arıyordur… Kimi bulduğu halde belki henüz farkında değil, kimi ise o kadar benimsemiş ki, hayatını en baştan kurmuş… Neyden mi bahsediyoruz? Tabi ki hayatınızın aşkından. Aşka inanmayan nice insanı bile sırılsıklam etmiş bu yüce duyguyu yaşattıran insandan… Öyle biridir ki, size zamanı, mekanı, hatta kendinizi dahi unutturur. Tamamen kapılırsınız sizi sardığı o hoş melteme. Bir anda dünyanızın merkezi olur, kendinizi, hayatınızı hep ona göre düzenlersiniz. Zoraki değil, kalbinizi kıpır kıpır edecek hislerle yaparsınız bunları. Sonuçta hayatınızın aşkıdır. Bu yüzden hayatınızın kendisi olmasında bile bir sakınca görmezsiniz.

Hayatının Aşkını Bulan İnsanın Hissettikleri

Pek tarif edilemese de dünyanın bütün melodilerinin size anlamlı gelmesi, mevsiminizin hep yaz kalması, güneşin hiç batmaması gibi duygulardır bunlar. Saçmalık ya da mantık aramazsınız hiçbir zaman. Sadece seversiniz ruhunuzda hissederek. Sizi tek bir lafıyla bin parçaya böler ama arkasından söylediği tek bir sözle de hayata bağlar. Böyle karşıtlıklar halidir büyük sevmek. Yeri gelir o kırılmasın yahut üzülmesin diye kendiniz üzülürsünüz ama yine de sevgiyle açarsınız kollarınızı. Şimdinizi, geleceğinizi hep onunla hayal edersiniz. Geçmişten söz etmezsiniz bile, çünkü hayatınıza girmesiyle beraber milat ilan edilmiştir ömrünüzde. Böylesi duygular hem çok tarifsiz hem çok ağır ama aynı zamanda da her birimizin tatmak istediği duygulardır. Aşık olmaktan ziyade aşkın içine karışmaktır olay. Ve bunu herkesle değil, sadece bir kez bir kişi ile hissedersiniz. Öncesi ya da sonrası diye bir kavram kalmaz sözlüğünüzde. Ondan ibaret olur tüm dünya, tüm hayat. Birinin hayatınızın aşkı olduğunu nasıl anlarsınız gibi sorulara gerek yok. Çünkü zaten bunu tüm hücrelerinizde hissedersiniz. Onunla beraber, mutluluğu da, hüznü de acıyı da, sadakati de sonuna kadar yaşarsınız. Pişmanlık duymadan, katlanmak zorunda kaldığınız ve kalacağınız onca şeye rağmen bırakmaksınız o eli. Hatta her uzaklaşmasından sonra daha sıkı tutarsınız gitmesine izin vermeyeceğinizi anlasın diye. Aklı kalmasın diye gerekirse eğlencelerinizden vazgeçersiniz ve gram şikayet etmezsiniz. Şayet karşınızdaki de tüm bunların farkında olup size toz kondurmuyorsa işte o zaman tüm dünyayı karşınıza alacak gücü içinizde hissediyorsunuz. Çünkü karşılık değil çoğu zaman beklediğiniz, sadece anlaşılmak, kalbimizin farkında olunması, elinizin tersi ile ittiğiniz olanakların farkındalığı… Bunlar dillendikçe, söze geldikçe daha bir sever olur insan. Hem de pervasızca, hiç düşünmeden…

   

ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.