Özgecan ve Kadın-Erkek Hakkında Düşündürdükleri

0

Bundan 5 gün önce bir haber hepimizin yüreğini yaktı, hayatının baharında bir genç kızımız daha erkek şiddetinin kurbanı olmuştu. Özgecan aslında hepimizden bir parçaydı, yarınlara dair umudumuzdan, huzur içinde sokakta gezebilmemizden, kızlarımızı gönül rahatlığıyla okutabilmemizden, bu topraklara bu topraklar üzerinde yaşayan bu topluma bağlılığımızdan, güvenimizden, saygımızdan hepimizden bir parçaydı katledilen.

Kadın cinayetleri, taciz ve tecavüz, kadının cinsel ve fiziksel istismarı politiktir ve toplumsaldır. Şimdi hiç kimse bunu Özgecan’ı hunharca katleden Suphi’nin testesteron fazlalığıyla, kötü tohum olmasıyla, canavarlığıyla açıklayamaz. Bu bakış açısı gizli bir tehlikeyi, sinsi bir alt önermeyi içerir; “Bunu yapan hep öteki kötü erkeklerdir, toplumun geneli temiz ve bundan arınmıştır.” Bu önerme hepimizin vicdanımızı rahatlatmak ve kötülüğü ötekileştirmek için sarıldığımız bir alt önermedir.

Suphi sadece zincirin en zayıf halkasıdır. Sahte ve kokuşmuş ahlak anlayışının, ahlaki gelişimi geri kalmış bir toplumun, baskı ve şiddet rejiminin dışavurduğu bir zayıf halkadır. Suphi hepimizin görünür veya örtük olarak desteklediğimiz, bildiğimiz kabullendiğimiz “erkeklik” temsillerinin, mitlerinin yaratmış olduğu bir kötü sonuçtur.



Özgecan bu toplumun miladı olmalıdır, başka Özgecan’lar olmaması için herkes düşünmeli ve yeniden düşünmelidir. Öncelikle kendi ailenize, ilişkilerinize bakın: “Kızım kalk ağabeyine sofra hazırla” diyorsanız düşünün. Çalışan kadınsanız ve işten yorgun gelip, TV izlemekte olan eşinize ve kendinize yemek pişirirken düşünün. Ne giyeceğinize, nerede çalışacağınıza, cinsel ilişkinizin ne zaman olacağına eşiniz karar veriyorsa düşünün. Oğlunuzun kız arkadaşı sizin için bir gurur kaynağı, kızınızın erkek arkadaşı “elalem ne der” oluyorsa düşünün. Sokakta öpüşen bir çifti rahatlıkla ayıplıyor ama eşini döven komşunuza tek kelime edemiyorsanız düşünün.

Çocuklarınızı nasıl bir ahlak anlayışına göre yetiştirdiğinizi düşünün bir de; ayıptır, günahtır, Allah çarpardan daha ötesini verebiliyor musunuz? Ahlaki davranış veya iyi olana götüren evrensel ilkeleri kendi hayatınıza uygulayabiliyor musunuz ve çocuklarınıza öğretebiliyor musunuz? bir düşünün.

Bu son olsun önlemler alınsın diyoruz ya hep birlikte, o önlemleri alacak temiz politikacılar ancak ahlaki gelişimini tamamlamış, evrensel ahlak ilkelerine göre hareket eden, yasaktan veya Allah’tan korktuğu için değil doğrusu o olduğu için öldürmeyen, çalmayan toplumlardan çıkar. O yüzden evet önlemler alınsın, yasalar düzenlensin, iktidarı elinde tutanlar kadından yana tavır göstersin hepsi olmazsa olmazdır. Ama toplumca titremek ve kendimize gelmek de elzemdir.



ÇEKİNME, PAYLAŞ

YAZAR HAKKINDA

Uzman Psikolog Sezen Erem

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olduktan sonra aynı bölümde yüksek lisans eğitimine başladı. Prof.Dr. Alp Üçok yönetiminde “Şizofrenide Aile Hasta Etkileşiminin Hastalık Belirtileri ve Yaşam Kalitesine Etkisi” teziyle mezun oldu. Çapa Tıp Fakültesinde psikoz polikliniğinde gönüllü çalıştı, şizofreni hastaları ve ailelerine yönelik terapötik çalışmalar yaptı, şizofreni hasta gruplarında gözlem ve terapistlik yaptı. Aynı dönemde Dr. Murat Dokur’un Aile Terapisi eğitimine devam etti. Psikanalist Yavuz Erten’in “Psikanalizden Psikodinamik Terapilere” eğitimini tamamladı. Prof.Dr. Tevfika İkiz’den Rorschach ve TAT Testlerinin Psikanalitik Yorumu eğitimleri ve süpervizyon aldı. 8 yıl boyunca askeri birliklerde görev yaptı. Kişilik bozuklukları, intihar eğilimi, kendine zarar verici davranışları, öfke kontrol problemleri, madde bağımlılığı olan, travma yaşayan bireylerle çalıştı. Bireysel psikoterapi, önleyici ruh sağlığı hizmetleri, psikolojik taramalar, eğitim çalışmaları yürüttü. 2011 yılından itibaren GATA Haydarpaşa Psikiyatri Kliniğinde çalışmalarını sürdürdü. Burada da bireysel terapi çalışmalarını sürdürdü, yatan hastalara yönelik görüşmeler ve grup terapisini başlattı ve sürdürdü. MMPI, Beier, Rorschach, TAT, Nöropsikolojik Test Bataryaları gibi testleri uyguladı. Şu anda Fore Psikoterapi ve Danışmanlık Merkezi’nde psikoterapi ve test çalışmalarına devam etmektedir. Psikoterapi çalışmalarında psikodinamik terapi yöntemini tercih etmekte olup bireysel analiz süreci devam etmektedir.

Yorum yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.